7 Şubat 2023 Salı

GÖÇÜK ALTINDA KALAN DEVLET

Susuyorum içime atıyorum. Yardımcı olmak isteyen yardım etmek için çırpınana insanların şevkini umutlarını kırmayayım diyorum. Ama artık gördüklerim duyduklarım ve görmem gerekenleri görememem daha fazla susmama izin vermiyor. Ne re de bu DEVLET ne re de 40 saat oldu deprem olalı etrafta bir tane kızılay çadırı gören var mı? Kızılay ın iaşe yardımını gören var mı?  İnsanlar ac açık sokaklarda. Eskiden bir deprem olduğunda yada başka bir doğal afet olduğunda hemen Türk Sılahlı Kuvvetlerine ait birlikleri görürdük. Çünkü eskiden emasya kanunu vardı. TSK bu durumda inisiyatif alabilirdi. ayrıca yerel yöneticileri koordine etme hakkına sahip olurdu. İşte o kanun ergenekon kumpasında demokratlaşacağız diye kaldırıldı. 



Ayrıca askerliğimi Tugay Karargahın da Hareket Sb. yaptığım için kurmay subaylardan oluşan hareket şb. de kurmayların sürekli doğal afetlerden savaşlara vb aklınıza gelebilecek her türlü kötü olay için sorumluluk bölgesi kapsamında geliştirdiği senaryoları ve bu olası durumlar için planları olurdu. Böylesi durumlarda planınız olmasa gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi ortada kalırsınız. İşte AFAD ın hiç bir şey yapamamasının sebebi bu plansızlığıdır. Hoş artık ordumuzun böyle planları var mı bilmiyoruz. 15 Temmuz sonrası Harp Okulları da kaldırıldı. 

Bölgeye gönüllü giden sağlık personeli ilaçsızlıktan hastanesizlikten yakınıyor. hastanelerimizde yıkıldı. Bir sahra hastanesi bile kuramadı koca Türkiye Cumhuriyeti. İsrail kuracakmış sahra hastanesini.



Koca koca müteahhit firmalarımız nerde bu ülkede ki her ihaleyi alan 5 li grubu niye göremiyoruz Bölgede o kadar iş makinasına ihtiyaç varken niye yollamazlar. Ama ben size söyleyeyim ne zaman onları göreceğimizi. hani yıkılan binalarda Arama kurtarma çalışmaları bitirildiğin de o ortada ki yıkıntıyı molozların kaldırılması için ihale yapılacak ya işte o zaman hepsi tekrar görünür olur.

Halk güvendiği kurumlara yardım yaparak yada inisiyatif alarak yardım yapmaya uğraşıyor çabalıyor. insanların bu çabasını gözlerim dolu dolu izliyorum. bunca saattir bu yazdıklarımı yazmamış oluşumun sebebi de bu bu insanların şevkini çabasını umudunu kırmamak.

Ama sormadan edemeyeceğim 1999 yılından beri ödediğimiz deprem vergileri nerde hem de her T.C. vatandaşının istisnasız ödediği deprem vergisi nerede.  



Vede lütfen kimse taktir-i ilahi demesin. Japonları tanrısı farklı mı adamlar 8 şiddetinin altını deprem olarak kabul etmiyor. Eğer taktir i ilahi ise Japonların tanrısına tabi olayım onların tanrısı insanların başına binaları yıkmıyor. İşin gerçeği şu bilime inat olmayacak yerlere olmayacak şekilde çalıp çırparak çürük binaları hatalı çürük yol ve havaalanlarını yapıyoruz. Sonrada Taktir i ilahi   

Halk göçük altında ve anlaşılan devlet de göçük altında. Ama birileri keyfi yerinde ve onların dediğine göre Avrupa bizi kıskanıyor.

Çaglayan B

28 Kasım 2022 Pazartesi

 TARAFTAR OLMAK 

Hemen hemen hepimizin tuttuğu yani taraftarı olduğu bir takım var. Onların başarı veya başarısızlığı ile sevinip üzüldüğümüz. Bunu sizler nasıl açıklarsınız bilmiyorum. Ama Ben taraftarlığın içinde akıldışılığın olduğunu savunurum ve taraftarlığın rasyonel bir yaklaşımla açıklanamayacağına inanırım. Ama bu akıldışılık bazen öyle boyutlara ulaşıyor ki karşı tarafı rakip olarak görmekten çıkıyor onları hasım ve düşman görmeye başlıyoruz. Aslında bu günümüz Türkiye sinde karşımıza oldukça çok çıkan bir algı ... Ülkede seçim propagandası yapan siyasetçiler bize oy vermeyenler "teröristtir" diye bir söylemle oy isteyince ülke insanı da kendisinden olmayanı kendisi gibi düşünmeyeni düşmanlaştırıyor. Ve sanırım bu her yere her şeye sirayet ediyor. Dün Göztepe Altay maçında yaşananların bana düşündürdükleri bunlar... Bu yaşananların izahı yok ve mizahı da yapılamıyor. Konya da ki hayvan barınağın da yaşananalar gibi o yaşananların da izahı yoktu ve mizahı da yapılamayacak kadar acı idi. 

Hepimizin bu akıldışılığın cazibesinden bir an önce kurtulması gerekli. Karşı taraf düşmanımız değil. Sadece rakibimiz. Onlarla rekabet halindeyiz, savaş değil...  Ve rakipler saygıyı hak eder.

Çağlayan B

15 Kasım 2022 Salı

 KORKU

Korkmak nedir, acaba ?

TDK 4 başlıkta açıklamış bunu 

1. si korku duymak ürkmek dehşete kapılmak

2. si kaygı duymak, endişe etmek.

3. sü Çekinmek sakınmak saygı duymak

4. sü Yapamamak cesaret edememek 

Ben dördüncüyü konuşmak istiyorum biraz... Yapamayacağımızı düşünüp cesaret edemediğimiz için yapamadıklarımızı... 

Başaramamak ayıp bir şey değil ama başaramamak dan korkuyoruz. İnsan her yapmak istediği şey için yola çıktığın da mutlaka mutlu sona ulaşamaz. Takılır, tökezler ve hatta düşer de. Belki düşe kalka başarırız belki çok kolay başarırız ve belki de başaramayız hayal ettiğimiz şeyi. Hayat biraz da bu değil mi hayallerimizin ardın dan gitmek değil mi. Yoksa rutinlerimizle hep aynı şeyleri tekrar tekrar mı yaşayacağız. Hep aynı insanla aynı şeyleri hep aynı yerde aynı günleri yaşamaya ne kadar devam edeceğiz. Korkmayın yeni olandan yeni bir şeyi denemek den korkmayın. yeni insan tanımak yeni yerlerde yeni den bir şeylere başlamak. Deneyin ve deneyimleyin. Yeni bir yemeği ilk defa duyduğunuz bir tarifi deneyin. Abartın kalkın bilmediğiniz yeni şehirlere gidin yeniden bir yaşam kurun...  tamam çok kolay değil belki ama olabilir yapılabilir. Defalarca yaptığım için söylüyorum. Yapılabilir, denedim ve yaptım. Sizde bunu yapın demiyorum. siz başka bir şey deneyin ve o nu yapın. 

Elbette sürdürdüğünüz yaşamdan mutlu iseniz hiç bir şeyi kurcalamayın. mutlu iseniz devam edin böyle devam edin.

Hadi bu gece yatağa uzanıp başınızı yastığa koyduğunuzda düşünmeye başlayın ne kadar mutlusunuz sizi mutlu edecek başka bir şey var mı? Başınıza bir şeyin gelmemesini bilmek mutluluk mu? yoksa kaygısız güvende yaşamak mı? Sizi mutlu eden şeylere elbette sahip çıkın. Ama size mutluluk katacak hayatınızı renklendirecek sizi mutlu edecek ihtimallere de koşar adım yürüyün. Yolda takılıp düşerseniz ne olur ki. En fazla başaramamış olursunuz. yola çıktığınız da olduğunuz yere tekrar dönersiniz. rutinlere devam edersiniz. Kalabalığın yaptığı gibi herkes gibi... geçen günkü aylık bir derginin arka kapağında dediği gibi farkındalığınız kaybolur rutinlerle yaşarsınız.   

Bence bu gece yatarken bir düşünün yada şimdi düşünmeye başlayın.

ÇağlayanB

7 Kasım 2022 Pazartesi

ŞU PEMBE YALAN KONUSUNU KONUŞALIM 

Bir süredir bu konu üzerine bir şeyler söylemek istiyordum, fırsat bulmuşken bir şeyler karalayayım. Meraklanmayın yalan söylemenin kötülüğünden bahsetmeyeceğim. Yalancı bir adam değilim ama bu hiç yalan söylemedim manasında değil yalan da söyledim pembe veya beyaz yalan dediğimiz yalanları da söyledim. 

Sanırım 30 yaşlarımın başlarında pembe veya beyaz dediğimiz yalanları da hayatımdan söylemlerimden çıkarmaya başladım. O yaşlara kadar bazı şeyleri net bir şekilde ifade etmenin insanları inciteceğini düşünürdüm. Halbuki bu şekilde pembe yalanlarla geçiştirilmenin aslında insanı daha fazla incittiğini keşfettim ve kimseyi bu şekilde iki arada bir derede bırakmanın bana yakışmayacağını öğrendim. Odur budur sadece yalan söylememeye değil pembesini de söylememeye dikkat ediyorum. 

Mesela birisi ile görüşmek istemiyorsam görüşmek istemediğimi söylüyorum. Bu sıra biraz yoğunum vaktim yok, müsait olunca ben sana haber veririmler falan da yok. Nasılsa haber vermeyeceğim. Niye bekleteyim ki, haber verecekmiş gibi... Belki bu derece net olmam ilk anda incitici olabilir. Ama eminim insanları olmayacak beklentilerle umutlandırsam hem daha yorucu hem daha incitici bir davranış sergilemiş olurum.

Net olduğum dan dolayı incittiklerim eminim pembiş yalanlar söyleseydim daha çok incinirdiniz.  

CaglayanB

2 Kasım 2022 Çarşamba


AŞKIN HAKKINI VERİN
Güzel sevin, aşk güzel sevmeyi gerektirir.  Eğer aşıksanız seviyorsanız bunu gösterin göstere göstere sevin. Sevdiğinize sevildiğini hissettirin iliklerine kadar tüm hücrelerine kadar senin sevdiğini hissetsin. 
Sevmek sevgiyi göstermek acizlik zayıflık değildir. Aksine güçtür, güçlü karakter, korkusuz karakter sevgisini gösterir ve hissettirir. Hissettirin çünkü eğer seviyorsanız sevdiğiniz özel olduğunu sevildiğini hissetmeyi hak ediyordur. Aşk her zaman iyiyi ve adil olmayı hak eder. Güzel şeyleri hak eder güzel davranılmayı hak eder. Hep söylerim sevmek yetmez sevmeyi de bilmek lazım güzel sevmeyi bilmek lazım diye. Saçma sapan kaprisler saçma sapan oyunlar yapmayın sorun çıkarmaya gayret etmeyin sevdiğinizi kendinizden uzaklaştırmayın. Tutarlı olun; seviyorsanız aşıksanız ona göre davranın hakkını verin iliklerinize kadar yaşayın.
Aşk önemli değil, değerli bir şeydir ona önemli bir şey gibi davranmayın, aşka doğru ve güzel zaman ayırmalısınız değerli şeyler bunu hak eder.
Peki, sevdiğiniz gitmek isterse... gider. Size düşen ise gitmek istediği yola onu bırakmak hatta yapabiliyorsanız yeni yolunda ki engelleri kaldırmak olmalı. Birini seviyorsanız onun sizinle mutsuz olmasını istemek sevgi değildir. Sevgi içinizi acıyarak onun mutlu olma tercihini anlamaya çalışmaktır.

Eğer sevmiyorsanız hiç bir şey yapmanıza gerek yok seviyormuş gibi de yapmayın siz kendi yolunuza gidin.

ÇağlayanB

19 Ekim 2022 Çarşamba

 Aşk Motivasyondur 

Aşk İnsanı hayata bağlar heyecan katar, güzelleştirir, diri ve zinde tutar. Ergen gibi hissettirir... İnsan hangi yaşta olursa olsun aşkla yaşamalı yaptığınız işi kesinlikle kast etmiyorum. Ne yapıyorsanız elbette severek yapın elbette güzel yapın. Ama aşk bir iş değildir

Aşk 

Yaşayacağınız en güzel duygudur. Ayrıca yaşamınızı güzelleştirecek en güzel şey... Soluduğunuz havanın önemini yediğiniz yemeğinin tadına varmanızı sağlar.  Tutku ile sevişmenin hazının varırsınız.  Şarkının da dediği gibi terlemeden sevişmezsiniz, eğer aşıksanız.

Aşk biterse? BİTER...!! İçiniz acır canınız yanar nefesiniz daralır... ama bunlarda geçer ve tekrar aşık olur yine o heyecanı yaşarsınız.... 

Tekrar aşık olun aşk sizi hayata bağlar hem de en güçlü bağ ile aşık olun hakkını verin aşkın... aşkı hakkını vere vere yaşayın.

hakkını vermek de bir dahaki yazıda 

ÇağlayanB

 YIRTILMAZA YAZMAK

Senin için yazdığım tüm şiirleri yırtıp atmıştım halbuki. Yada aslın da ben yırtıp attığımı sanıyormuşum. Aslın da yırtıp atmışım. Ama birini yırtılmazsa yazmışım. yani akıllı telefona yazmışım. Ona yazdıklarım yırtılmıyor ama silinebiliyor veya kırıyorsun parçalıyorsun cihazı yok oluyor. Kırıp parçalamaya gerek yok altı üstü sil tuşuna bas olsun bitsin.

Hayat çok enteresan gerçekten hepsini yırt parçala koca deftere yazdığın hiç bir şiir kalmasın sonra karşılamak için beklerken kağıt kalem olmayınca yanın da akıllı telefona not alırcasına yazdığın şiir kalsın.

Ve senden kalan işte o son şiir. 

ÇağlayanB